7 Eylül 2014 Pazar

Kötü Duygularla İlgili Sıfatlar


Türkçe Okunuşlarıyla Birlikte


Tell, SAY,Speak,Talk Arasındaki Farklar

Tell, SAY,Speak,Talk Arasındaki Farklar


TELL (told, told)

Birine bir şeyler anlatmak; genellikle bilgi ve yönerge verirken kullanılır.
Bilgi aktarmak.
Bir şeyin yapılamasını söylemek. (+ to infinitive)
hikaye anlatmak (to tell a story)
Tell me about your holiday then. (O zaman bana tatilini anlat.)
(+ two objects) Can you tell me the way to the station? (Bana istasyona giden yolu anlatabilir misin?)
[FORMAL] He told us of his extraordinary childhood. ([RESMİ] Bize olağandışı çocukluğunu anlattı.)
[+ (that)] Did you tell anyone (that) you were coming to see me? (Beni görmeye geldiğini kimseye söyledin mi?)
[+ speech] "I'm leaving you, " she told him. ("Seni terkediyorum.' dedi ona.)
[+ to infinitive] I told her to go home. (Ona eve gitmesini söyledim.)

SAY (said, said)

Söylemek. Kelimeleri ya da sesleri telaffuz etmek; bir düşünceyi, fikri ya da öneriyi dile getirmek, bir gerçeği ya da talimatı ifade etme.
Small children find it difficult to say long words. (Küçük çocuklar uzun kelimeleri söylemekte zorluk çekerler.)
She said goodbye to all her friends and left. (Bütün arkadaşlarına elvada dedi ve gitti.)
[+ speech] "I'm going out this evening, " she said. ("Bu akşam gidiyorum,' dedi.)
[+ (that)] The doctors say (that) it will take him a few weeks to recover. (Doktorlar iyileşmesinin bir kaç hafta alacağını söylüyor.)
The offer was so good that I couldn't say no. (Teklif o kadar iyiydi ki hayır diyemedim.)

SPEAK & TALK


Speak to-with someone / talk to-with someone: Birisi ile konuşmak

Speak / talk about something: Bir konu hakkında konuşmak


Speak

Dillerde;
We speak English. (İngilizce konuşuruz.)
Konuşma şeklinin söylendiği durumlarda;
Will you speak slowly? (Yavaş konuşur musun?)

Telefonda;
Can I speak to Meral, plase? (Meral ile konuşabilir miyim, lütfen?)
Bir kişinin konuştuğu durumlarda;
The teacher spoke for ten minutes about the exam. (Öğretmen sınav hakkında on dakika konuştu.)
Resmi durumlarda;
May I speak? (Konuşabilir miyim?)

Talk

İki veya daha fazla insanın beraber konuştuğu durumlarda;
All the students are talking about the exam. (Tüm öğrenciler sınav hakkında konuşuyorlar.)

Belli yapılarda;

Talk business (İş konuşmak)
Talk sense (Makul konuşmak)
Talk nonsense (Boş konuşmak)
Talk rubbish (Saçma konuşmak)
Don't talk nonsense! (Boş konuşma!)

Tell, SAY,Speak,Talk Arasındaki Farklar

16 Temmuz 2014 Çarşamba

İNGİLİZCE CÜMLELER | Türkçe OKUNUŞLARI ve ANLAMLARI


İNGİLİZCE CÜMLELER | Türkçe OKUNUŞLARI ve ANLAMLARI

HURRY -- HARİ -- acele etmek
BE HUNGRY -- Bİ HANGRİ -- acıkmak
EXPLAİN -- İK'SPLEYN -- açıklamak
OPEN -- OUPIN -- açmak
SWİTCH (TURN) ON -- -SVİC (TÖ:N) ON -- -açmak (ışık)
FORGİVE -- FI'GİV -- affetmek
CRY -- -- KRAY,Vİ:P -- ağlamak
BELONG TO -- Bİ'LONG TU -- -ait olmak
TAKE -- -- TEYK -- almak
UNDERSTAND -- -ANDI'ST END -- -anlamak
AGREE -- A'GRİ: -- anlaşmak
LOOK FOR -- LUK FO: -- aramak
SEARCH,SEEK -- -SÖ:Ç Sİ:K -- araştırmak
FALL İN LOVE -- FOL İN LAV -- -aşık olmak
SHOOT -- ŞUUT -- ateş etmek
JUMP -- -- CAMP -- atlamak
THROW -- TROU -- atmak
STAND UP -- STEND AP -- ayakta durmak
ADJUST -- I'CAST -- ayarlamak
SEPARATE -- SEPIREYT -- ayırmak
LEAVE -- -- Lİ:V -- -- ayrılmak
BET -- -- BET -- -- bahse girmek
FAİL -- FEYL -- başaramamak
SUCCEED -- SIKSİD -- başarmak
HAPPEN -- HEPİN -- başına gelmek
START,BEGİN -- STA:T, Bİ'GİN -- başlamak
WAİT -- VEYT -- beklemek
LOOK LİKE -- LUK LAYK -- benzemek
KNOW -- NOU -- -- bilmek
GET ON -- -- GET ON -- binmek (oto)
FİNİSH,END -- FİNİŞ,END -- bitirmek
DROWN -- -- DRAUN -- boğulmak
PAİNT -- PEYNT -- boyamak
FİND -- -- FAYND -- bulmak
MEET -- Mİ:T -- -- buluşmak
GROW -- GROU -- büyümek
BORE -- BO: -- -- canını sıkmak
ANSWER,REPLY -- A:NSİ,Rİ'PLAY -- -cevap vermek
CALL -- -- KO:L -- çağırmak
WORK -- VÖ:K -- -- alışmak
PLAY -- -- PLEY -- -- çalmak (müzik)
STEAL -- STİIL -- çalmak,aşırmak
PULL -- PUL -- -- çekmek
DRAW -- DRO: -- -- çizmek
DİSTRİBUTE -- Dİ'STRİBYU:T -- -dağıtmak
DİVE -- -DAYV -- dalmak (deniz)
CONSULT -- -- KİN'SALT -- danışmak
İNVİTE -- -- İN'VAYT -- davet etmek
CHANGE -- -- ÇEYNC -- değiştirmek
TRY -- -TRAY -- -- denemek
CONTİNUE -- -- KONTİNYU -- devam etmek
NOTİCE -- NOUTİS -- dikkat etmek
WİSH -- VİS -- -- dilemek
LİSTEN -- -- LİSIN -- dinlemek
REST -- -REST -- -- dinlenmek
BORN -- BO:N -- -- doğmak
TOUCH -- -- TAÇ -- -- dokunmak
FİLL -- -FİL -- -- doldurmak
TURN -- TÖ:N -- dönmek
FİGHT -- -FAYT -- dövüşmek
STOP -- -STOP -- durmak
FALL -- FOL -- düşmek
THİNK -- -TİNK -- düşünmek
ADD -- -ED -- eklemek
GET -- GET -- elde etmek
ORDER -- -O:DI -- emretmek
WORRY -- VÖRİ -- endişe etmek
POSTPONE -- -- Pİ'POUN -- ertelemek
BLOW -- -BLOU -- esmek (rüzgar)
EFFECT -- I'FEKT -- etkilemek
MARRY -- MERİ -- -- evlenmek
PASS -- -PAS -- geçmek
DEVELOP -- -- Dİ'VELIP -- geliştirmek
COME -- KAM -- gelmek
REJECT -- -Rİ'CEKT -- geri çevirmek
RETURN -- Rİ'TÖ:N -- geri dönmek
BRİNG -- -BRİNG -- -- getirmek
STROLL -- -STROUL -- gezinmek
ENTER -- ENTI -- girmek
GO -- -GOU -- -- gitmek
WEAR -- -VER -- giymek
SEND -- -SEND -- -- göndermek
SEE -- Sİİ -- -- görmek
İNTERVİEW -- İNTIVYU: -- görüşmek
SHOW -- -SOU -- -- göstermek
LAUGH -- -LA:F -- -- gülmek
SMİLE -- SMAYL -- gülümsemek
TRUST -- -TRAST -- güvenmek
SPEND -- -SPEND -- harcamak
MOVE -- MU:V -- -- hareket etmek
DAMAGE -- -DEMİC -- hasar vermek
MAKE A MİSTAKE -- MEYK I MİSTEYK -- -hata yapmak
REMEMBER -- Rİ'MEMBI -- hatırlamak
REMİND -- -Rİ'MAYND -- hatırlatmak
İMAGİNE -- -İ'MECİN -- hayal etmek
PREPARE -- -- PRI'PEİ -- hazırlamak
FEEL -- Fİ:L -- hissetmek
SERVE -- SÖV -- hizmet vermek
ENJOY -- -İN'COY -- -- hoşlanmak
DİSLİKE -- DİS'LAYK -- hoşlanmamak
ATTACK -- I'TEK -- -- hücum etmek
CONTAIN -- -KIN'TEYN -- içermek
DRINK -- -DRİNK -- -- içmek
SMOKE -- SMOUK -- -- içmek (sigara)
EXPORT -- İK'SPO:T -- ihracat etmek
NEED -- -Nİ :D -- ihtiyacı olmak
INTEREST -- İNTRIST -- ilgilendirmek
SIGN -- -SAYN -- -- imzalamak
BELIEVE -- -Bİ'LİV -- -- inanmak
INJURE,HURT -- İNCI,HÖ:T -- incitmek
GET OFF -- -GET OF -- -- inmek (oto)
BUILD -- -BİLD -- inşa etmek
WANT -- -VONT -- -- istemek
POINT -- -POİNT -- -- işaret etmek
HEAR -- -HİI -- -- işitmek,duymak
OBJECT -- -OBCİKT -- itiraz etmek
PUSH -- -PUŞ -- itmek
ALLOW,PERMIT -- -- I'LAU,PIR'MİT -- izin vermek
ACCEPT -- -IK'SEPT -- kabul etmek
ESCAPE (FROM) -- -- İ'SKEYP -- kaçmak
GET UP -- -GET AP -- kalkmak
STAY -- -STEY -- kalmak (otel)
CLOSE,SHUT -- KLOUZ,ŞAT -- kapamak
SWITCH (TURN) OFF -- SVİC (TÖN) OV -- kapamak (ışık)
DECIDE -- Dİ'SAYD -- karar vermek
MIX,STIR -- -MİKS,STÖ: -- karıştırmak
COMPARE -- -KIMPEİR -- karşılaştırmak
JOIN -- COYN -- -- katılmak
LOSE -- LU:Z -- kaybetmek
DISAPPEAR -- DİSİ'Pİİ -- -- kaybolmak
RECORD -- -Rİ'KO:D -- -- kaydetmek
EARN -- ÖRN -- kazanmak (para)
WİN -- -VİN -- kazanmak (yarış)
CUT -- -KAT -- kesmek
DISCOVER -- -DİS'KAVI -- keşfetmek
BREAK -- -BREYK -- kırmak
LOCK -- LOK -- kilitlemek
RENT -- RENT -- kiralamak
SMELL -- -SMEL -- kokmak
CONTROL,CHECK -- KINTROUL,ÇEK -- kontrol etmek
SPEAK,TALK -- -- SPİİK,TO:K -- konuşmak
FEAR -- Fİİ -- -korkmak
PROTECT -- -PRI'TEKT -- korumak
RUN -- RAN -- -- koşmak
PUT -- -PUT -- koymak
USE -- YU:Z -- -- kullanmak
RESCUE,SAVE -- RESKYU,SEYV -- kurtarmak
DRY -- DRAY -- -- kurutmak
DESTROY -- Dİ'STROY -- mahvetmek
MAKE UP -- -MEYK AP -- makyaj yapmak
WONDER -- -VANDI -- merak etmek
CAUSE -- -KO:Z -- -- neden olmak
HATE,DETEST -- HEYTDİ'TEST -- nefret etmek
GET ENGAGED -- GET İN'GEYCD -- nişanlanmak
READ -- Rİ :D -- okumak
BE,BECOME -- -- Bİ,Bİ'KAM -- -- olmak
CONFİRM -- -KIN'FÖRM -- onaylamak
SİT (DOWN) -- -SİT (DAUN) -- oturmak
PLAY -- PLEY -- -- oynamak
PAY -- PEY -- -- ödemek
BORROW -- -BOROU -- ödünç almak
LEND -- LEND -- -- ödünç vermek
LEARN -- -LÖRN -- -- öğrenmek
TEACH -- -TİİÇ -- öğretmek
KİLL -- -KİL -- -öldürmek
DİE -- -DAY -- -ölmek
SUGGEST -- -SI'CEST -- -- önermek
KİSS -- KİS -- -öpmek
MİSS -- MİS -- -özlemek
APOLOGİSE -- I'POLİCAYZ -- özür dilemek
BURST -- -BÖRST -- patlamak
SHARE -- -ŞEİ -- -paylaşmak
COOK -- -KUK -- -pişirmek
POST,MAİL -- -POUST, MEYL -- postalamak
DİSTURB -- Dİ'STO:B -- -- rahatsız etmek
REFUSE,REJECT -- -- Rİ'FYU:Z,RİCEKT -- redetmek
REQUEST -- Rİ'KVEST -- rica etmek
ACT -- EKT -- -rol yapmak
DREAM -- -DRİ:M -- rüya görmek
HAVE,OWN -- HEV,OUN -- -- sahip olmak
HİDE -- -HAYD -- -- saklanmak
SHAKE -- -ŞEYK -- -sallamak
BUY -- -BAY -- -satın almak
SELL -- SEL -- -satmak
DEFEND -- -DİFEND -- -- savunmak
COUNT -- -KAUNT -- -- saymak (sayı)
SELECT,CHOOSE -- -- Sİ'LEKT,ÇU:Z -- seçmek
BE QUİET -- -Bİ'KVAYİT -- -- sessiz olmak
LİKE,LOVE -- LAYK,LAV -- sevmek
WATCH -- -VOC -- seyretmek
EARSE -- -İ'REYZ, -- silmek
ORDER -- -ORDIR -- -sipariş vermek
ASK -- -ESK -- sormak
SAY,TELL -- -SEY,TEL -- söylemek
PROMİSE -- -PROMİS -- -- söz vermek
BE THİRSTY -- -Bİ TÖRSTİ -- -- susamak
RİDE -- RAYD -- sürmek (at)
DRİVE -- DRAYV -- sürmek (oto)
JOKE -- COUK -- -şaka yapmak
SING -- -SİNG -- şarkı söylemek
SURPRİSE -- Sİ'PRAYZ -- şaşırtmak
COMPLAIN -- KIM'PLEYN -- -- şikayet etmek
SUSPECT -- SI'SPEKT -- -- şüphelenmek
GUESS -- -GES -- tahmin etmek
FOLLOW -- -FOLOU -- -- takip etmek
İMİTATE -- -İMİTEYT -- taklit etmek
COMPLETE -- -KIM'PLİ:T -- tamamlamak
REPAIR,MEND -- RI'PEİ,MEND -- -- tamir etmek
RECOGNIZE -- -- REKIGNAYZ -- tanımak
DISCUSS -- -DİSKAS -- tartışmak
CARRY -- -KEN -- -taşımak
TASTE -- TEYST -- -tatmak
ADVİSE -- -I'VAYZ -- -tavsiye etmek
CONGRATULATE -- -- KIN'GRECULEYT -- tebrik etmek
EXPERİENCE -- -- İK'SPİRİYINS -- -- tecrübe etmek
CURE -- KİYUR -- tedavi etmek
THREATEN -- TRETIN -- -tehdit etmek
OFFER -- -OFIR -- -teklif etmek
REPEAT -- -Rİ'Pİ:T -- tekrarlamak
TELEPHONE -- TELİFOUN -- -- telefon etmek
CONTACT -- -KONTEKT -- -- temas kurmak
CLEAN -- -KLİ:N -- -temizlemek
PREFER -- -PRİ'FÖ: -- -tercih etmek
TRANSLATE -- -TRENZ'LEYT -- tercüme etmek
DELIVER -- -Dİ'LİVI -- -teslim etmek
THANK -- -TENK -- -teşekkür etmek
HAVE A SHAVE -- -- HEV I ŞEYV -- -- traş olmak
CLIMP -- -KLAYM -- -tırmanmak
HOLD -- HOULD -- tutmak
ARREST -- I'REST -- -tutuklamak
FLY -- FLAY -- -uçmak
ARRIVE -- -I'RAYV -- -ulaşmak
HOPE -- HOUP -- umut etmek
FORGET -- FI'GET -- -unutmak
WAKE UP -- -VEYK AP -- -uyanmak
APPLY -- -I'PLAY -- -uygulamak
SUIT -- SU:T -- uygun olmak
SLEEP -- -SLİ :P -- uyumak
PRODUCE -- PRI'DYU:S -- -- üretmek
EXİST -- İG'ZİST -- -var olmak
CANCEL -- KENSIL -- -vazgeçmek
GİVE -- GİV -- vermek
HİT -- -HİT -- vurmak
CATCH -- -KEÇ -- yakalamak
BURN,LİGHT -- BÖ:N,LAYT -- yakmak
DO,MAKE -- -DU:,MEYK -- -yapmak
CREATE -- KRİ'EYT -- yaratmak
HELP -- HELP -- -yardım etmek
FORBİD -- -Fİ'BİD -- -yasaklamak
LİVE -- LİV -- -yaşamak
WRİTE -- -RAYT -- -yazmak
EAT -- İİT -- -yemek
DEFEAT -- -Dİ'Fİ:T -- -yenmek
PLACE -- -PLEYS -- -yerleştirmek
CATCH -- -KEÇ -- yetişmek
WASH -- VO:Ş -- -yıkamak
GUİDE -- -GAYD -- -yol göstermek
TRAVEL -- TREVIL -- -yolculuk etmek
DİRECT -- -Dİ'REKT -- -yönetmek
WALK -- -VO:K -- -yürümek
SWİM -- SVİM -- yüzmek
SUPPOSE -- SIPPOZ -- -zannetmek
VİSİT -- VİZİT -- -ziyaret etmek

İNGİLİZCE CÜMLELER | Türkçe OKUNUŞLARI ve ANLAMLARI
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
 
Yandex.Metrica