25 Haziran 2014 Çarşamba

Günlük Hayatta Çok İşinize Yarayacak Cümleler


Günlük Hayatta Çok İşinize Yarayacak Cümleler


Phrasal Verbs

for beginners
Listen to -  ...i dinle
Listen to me. 
(Beni dinle.)       

Look at - ... e bak
Look at that car.  
(Şu arabaya bak.)     

Wake up - Uyan, uyandır
George always wakes up late.
(George daima geç uyanır.)     
Get up - Kalk, kaldır
We will get up late tomorrow morning.
(Yarın sabah geç kalkacağız.)          

Put on - Giy
He put on warmer clothes and went away.
(Daha kalın elbiselirini giydi ve ayrıldı.)         

Come in- İçeri gir       


Go out - Dışarı çık 

Go on- Devam et.            
Turn something on -Aç (Işık, tv, radio.. vb)
Turn the lights on, please. 
(Lütfen, ışıkları açın.)

Turn something off - Kapat (Işık, tv, radio.. vb)
Turn the radio off, please.
(Lütfen, radyoyu kapat.)

Wait for - ....i bekle.
Don't wait for me. I won't come with you.
(Beni beklemeyin. Sizinle gelmeyeceğim.)

Shout at - ...e bağır.
Don't shout at me. I didn't broke the glass.. 
(Bana bağırma. Bardağı ben kırmadım.) 
Knock at - ...e vur (Kapı, pencere.. vb)
Somebody is knocking at the door.
(Birisi kapıya vuruyor.)
Postman knocks at the door twice.
(Postacı kapıya iki defa çalar.)

Run after - ...i kovala
Look! A big dog is running after your cat.
(Bak! Büyük bir köpek senin kedini kovalıyor.)


Get on - Bin (otobüs, tren vb)
Let's get on 8.30 train. Haydi, 8.30 trenine binelim.      
Get off- İn (otobüs, tren vb)
They will get off the bus at Taksim. 
Taksim'de otobüsten ineceğiz.        
Look for - Ara
John is looking for his new pencil.
John yeni kalemini arıyor.
Pick up -... al (bir şeyi biryerden elle almak) Mary, kitabın yerde. Onu al.       Bitti, sona erdi
The lesson is over. 
Ders bitti. 
Take off - Çıkar
Bill took off his coat in the room.
Bill odada paltosunu çıkardı. 
Wait for - .....i bekle
Davit is waiting for his brother.
Davit biraderini bekliyor. 

Lie down -Uzan (yatar durumda)
Suzy got tired and lied down for an hour.
Suzy yoruldu ve bir saat uzandı.(yattı)       
Look out -Dikkatli ol, dikkat et!
Look out! That car is coming here very fast. 
Dikkat et! Şu araba buraya çok hızlı geliyor.           

Grow up - Büyü(mek)
Jack wants to be a captain when he grows up.
Jack büyüyünce kaptan olmak istiyor.        

Run away - Kaç, uzaklaş
The robber ran away when he saw the police car.
Hırsız polis arabasını görünce kaçtı.       
                         
Look after - ... e bak
Last week Mary got sick and her mother looked after 
the children.  
Geçen hafta Mary hastalandı ve annesi çocuklara baktı.      

Catch a cold - Üşüt
It was very cold yesterday.
Tom did not put on his coat and  caught a cold. 
Dün hava çok soğuktu. Tom paltosunu giymedi ve üşüttü.. 

Be in - Evde. büroda,  fabrikada veya işyerinde
Is Bill in? 
Bill evde mi?   

Be out - Evde. büroda,  fabrikada veya işyerinde yok 
(kısa bir süre için)
The secretary says the manager is out.
Sekreter müdürün olmadığını söylüyor..          


Be away - Evde. büroda,  fabrikada veya işyerinde yok
(uzun bir süre için)
Suzy's father is away on business this week .
Suzy'nin babası bu hafta iş seyahatinde.       

Be back - Geri döndü
My mother is out now. She will be back at 5 o'clock. 
Annem şimdi evde yok. Saat 5'te geri dönecek.           


Get back- Geri dön
My father got back from London two days ago..
Babam Londra'dan iki gün önce döndü.       

Hear from (sb) - (Birinden) haber al -mektup, telefon vb.-
I haven't heard from Tom for a long time. 
Uzun zamandan beri Tom'dan haber almadım.       
Hear from (sb/sth) - (Biri/birşey hakkında) haber al, oku 
Have you heard about the latest news about Space Shuttle?
Uzay mekiği hakkındaki son haberleri duydunmu?

Take after (sb) - Benze (görünüş veya karakter olarak)
Suzy takes after her aunt, but she is much taller than her.
Suzi teyzesine benziyor, fakat ondan çok daha uzun boylu.      

Go with (sth) - Uy (renk, şekil)
The new blouse goes well with your skirt.
Yeni bluz eteğine güzel uymuş. 

Believe in (sb/sth)- ...e inan (kişi, şey)
Please, believe in Tonya. She is telling the truth.
Lütfen Tonya'ya inanın. Doğruyu söylüyor.

YDS Reading & Çeviri Sorular -3


3. We can understand from the passage that
Wilson was generally regarded as _____.

A) being rather unreliable as a detective.
B) a man of many and varied talents.
C) rather a cruel person, even a wicked one.
D) an extremely intelligent detective, and one to
be feared.
E) someone whose behavior was disliked by
many people.

3. Parçanın Türkçe açıklamasına tekrar göz atarsanın
dedektifin zeki ve korkulacak biri olduğu
vurgulanmaktadır. Quite unlike sharp, clever
and frightening.. cümlesinden bu bilgiye
kolaylıkla ulaşabiliriz.


Cevap D dir

YDS Reading & Çeviri Sorular -2



2. The writer points out that, after a quiet
afternoon spent in listening to music, Wilson
_____.
A) went back to his detective work with greater
efficiency.
B) would lose interest in his professional work.
C) found himself behaving in an aggressive
manner.
D) wished he didn‟t have to work as a detective.
E) would take up his violin and play some of his
own works.

2. A şıkkında parçanın son cümlesinde bulunan bilgi
biraz farklı şekilde verilmiş. He was alert and
business-like than ever.... işine daha sıkı
sarıldığını belirtiyor. A şıkkında ...went back to
his detective work with great efficiency
diyerek aynı anlamı vermiş.


Cevap A dır

YDS Reading & Çeviri Sorular -1


YDS Reading & Çeviri Sorular Çok İşinize Yarayacak!

The famous English detective Thomas Wilson
was actually a great lover of music; he often
played the violin and even composed some
music. He would sometimes spend a whole
afternoon, listening to music, and this would
make him extremely happy. On such occasions
he grew gentle and dreamy, quite unlike the
sharp, clever and rather frightening detective
that everybody knows him to be. But such a
mood rarely lasted long and when it left him, he
was more alert and businesslike than ever.

1. The writer describes a side of Detective
Wilson‟s character which _____.

A) he thinks is unsuitable for a detective.
B) is referred to as a major defect.
C) was little known by the general public.
D) had a bad effect upon his work.
E) eventually led to his downfall.

Ünlü İngiliz dedektifi Thomas Wilson gerçekte müzik
hayranı bir insandı.Sık sık violin çalar ve bazı besteler
yapardı.Bazen bütün öğleden sonrasını müzik
dinlemeye ayırır ve buda onu çok mutlu ederdi. Bu
şekilde müzik dinlediği zamanlarda hayal dolu, ve
gayet sakin bir yapıya bürünürdü. Böyle bir hale
girmesi onun detektif yönünde bulunan sert, zeki, ve
herkesi korkutan bir kişi olmasının tam zıttı bir
durumdu. Ama böylesine durumlar onda çok uzun
sürmezdi ve ne zaman kendine geldiğinde daha uyanık
ve işine daha bağlı biri olurdu.
1. Bu sorumuzun cevabında dikkat etmemiz gereken
nokta halkın detektif Wilson‟un sanatçı yönünü
fazla bilmediği bilgisine ulaştığımız cümledir. On
such occasions.. diye başlayan cümlemiz bu
bilgiyi vermektedir.


Cevap C dir.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
 
Yandex.Metrica